 |
|  |
|
KİMİLERİNİN “TEK MİLLET, İKİ DEVLET” ALERJİSİ
|
|
Türkiye ile Azerbaycan ilişkilerinde kullanılan çok önemli bir deyim vardır; “tek millet, iki devlet”. Türkler ve Azerbaycanlılar bu deyimi hem dünyaya hem de birbirlerine “bağımsız iki farklı devlet olsak da biz kardeşiz, ırkımız, dinimiz, dilimiz birdir” mesajını vermek için kullanır. Her ne kadar uluslararası ilişkilerde kardeş hukuku geçerli olmasa da, Türkiye ile Azerbaycan söz konusu olduğunda iki ülke ilişkilerinde, istisnai bir durumun söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Ancak, “tek millet, iki devlet” yaklaşımına üçüncü taraflar imrenerek değil, kaygıyla bakıyor.
|
Gönderen: Yonetici Tarih: 18.05.2010 Saat: 19:49 (57 okuma)
(Devamı... | 5224 byte kaldı | Puan: 0)
|
|
|
AYDA PETROL FİLAN YOK !!!
|
|
Önce özür dilediler, sonra 24 Nisan’da İstanbul’un göbeğinde anma töreni tertiplediler. Bir sonraki adım ise, kuvvetle muhtemel, seneye Erivan’a gidip “o anıta” çelenk koymak olacak.
Her yıl 24 Nisan’da, Erivan’daki “soykırım” anıtında anma töreni düzenlenir. Bu törenlerde Türkiye düşmanlığı doruğa ulaşır ve hatta Türkiye bayrağı yere serilerek katılımcılar tarafından çiğnenir ya da yakılır. Bu sene de beklediğimiz gibi oldu, 23 Nisan akşamı Erivan’da Türk bayrağı yakıldı.
|
Gönderen: Yonetici Tarih: 18.05.2010 Saat: 19:48 (52 okuma)
(Devamı... | 4565 byte kaldı | Puan: 0)
|
|
Kırgızistan, bölgenin fakir ülkelerinden birisi olmasına rağmen, gerek ABD gerek Rusya gerekse de Çin için büyük bir öneme sahip. Ülkenin stratejik konumu ve sahip olduğu altın rezervleri, Soğuk Savaş döneminde, Sovyetler ve ABD’nın Orta Doğu’da etki alanlarını genişletmek için giriştikleri nüfuz mücadelesinin bir benzerinin bugün Orta Asya’da da yaşanmasına sebep oluyor.
|
Gönderen: Yonetici Tarih: 18.05.2010 Saat: 19:47 (53 okuma)
(Devamı... | 3945 byte kaldı | Puan: 0)
|
|
|
“LALE DEVRİMİ”NDEN “MAVİ DEVRİM”E
|
|
Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bağımsızlığına kavuşan devletler içerisinde hem coğrafya olarak küçük hem de ekonomik güç açısından zayıf olan Kırgızistan’da, beş yıl önce Askar Akayev’in iktidarının sonunu hazırlayan “Lale Devrimi”nde rol alan muhalifler, bu kez de kendilerinin koltuğa oturttukları Kurmanbek Bakiyev’i iktidardan alaşağı ettiler.
Ancak, 24 Mart 2005 tarihinde Akayev’i iktidardan uzaklaştıranlar ile 7-8 Nisan 2010’da Bakiyev’i memleketi Calalabad’a kaçmaya mecbur edenler aynı kişiler olmakla birlikte, ülkedeki ayaklanmayı destekleyen ülkelerin farklılığı dikkati çekiyor. Nitekim, 2005’teki Lale Devrimi’ni Soros destekli sivil toplum kuruluşları ile yönlendiren ABD, o dönemde dile getirilen iddialara göre sadece 5 milyon dolarlık bir harcama ile Akayev’i devirdi ve yerine Kurmanbek Bakiyev’in gelmesini sağladı. Bakıyev’in ise, aynı aktörlerle ve yine bir ihtilal ile koltuğunu terk etmek zorunda bırakanın Rusya olduğu ileri sürülüyor.
|
Gönderen: Yonetici Tarih: 18.05.2010 Saat: 19:46 (58 okuma)
(Devamı... | 10717 byte kaldı | Puan: 0)
|
|
Ziyaretçi bildirdi: "Ankara’nın “komşularla sıfır sorun” stratejisi kapsamındaki “Ermenistan açılımı”nı sürdürme kararı, Erivan’ın hem de 24 Nisan öncesinde “protokolleri dondurduk” açıklaması ile ister istemez sekteye uğradı.
Ermenistan Devlet Başkanı Sarkisyan tarafından yapılan “protokolleri dondurduk” açıklaması, aslında biraz da beklenmeyen bir hareket oldu. Zira Ermenistan Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararı zaten protokolleri geçersiz kıldığından, Erivan’ın konuyu bir de buzdolabına kaldırmasına gerek kalmamıştı."
|
Gönderen: Yonetici Tarih: 18.05.2010 Saat: 19:06 (61 okuma)
(Devamı... | 5513 byte kaldı | Puan: 0)
|
|
|
FAŞİST İZMİR’DEN FAŞİST SAMSUN’A…
|
|
Kapatılan DTP’nin konvoyu İzmir’de halk tarafından yuhalandı, konvoya yumurta atıldı, protesto edildi. Ahmet Türk, İzmir için “Faşist İzmir” dedi. Oysa İzmir, düşmanın denize döküldüğü yerdi.
Bulanık davasını izlemek için Samsun’a gelen BDP heyetinde bulunan Ahmet Türk, mahkeme çıkışında yaptığı basın açıklamasının hemen bitiminde yumruklu saldırıya uğradı ve burnu kırıldı. Şimdi oldu; “Faşist Samsun”. Oysa, Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak için Atatürk, ilk olarak 19 Mayıs tarihinde Samsun’a çıkmıştı.
|
Gönderen: Yonetici Tarih: 23.04.2010 Saat: 01:08 (63 okuma)
(Devamı... | 2593 byte kaldı | Puan: 0)
|
|
|
KREMLİN’İN KAFKASYA POLİTİKASI SES (!) VERDİ
|
|
Mart ayı sonunda Moskova metrosunda Lubyanka ve Park Kulturny istasyonlarında 39 kişinin ölümüne yol açan patlamalar ile hemen akabinde Dağıstan’da 12 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırılar, sadece Rusya’da değil, dünyada da gözlerin genelde Kafkasya, özelde ise Çeçenistan’a çevrilmesine neden oldu.
Rus istihbarat ve güvenlik yetkilileri ile patlamaların hemen ardından olayların sorumlusu olarak Çeçenleri gösterirken, intihar eylemcisi olduğu belirtilen iki kadın ile ilgili ortaya atılan iddialar, aslında Rus istihbaratçıların bile olayla ilgili kesin bilgi sahibi olamadıklarını gösteriyordu. İntihar eylemcilerinden birinin Jennet Abdurahmanova olduğunu belirleyen Rus yetkililer, ikinci kadının kimliğinin henüz belirlenmediğini ancak ilk verilere göre, bunun güvenlik güçleri tarafından düzenlenen bir operasyonda öldürülen Çeçen eylemcilerden Said-Emin Hizreiva'nın eşi Marha Ustarhanova olabileceğini dile getirdiler.
|
Gönderen: Yonetici Tarih: 23.04.2010 Saat: 00:54 (59 okuma)
(Devamı... | 7498 byte kaldı | Puan: 0)
|
|
|
ERMENİ AÇILIMI, “KAÇAK ERMENİLER”, SAHİPSİZ AHISKALILAR
|
|
Ziyaretçi bildirdi: "Ankara’nın, ABD Temsilciler Meclisi ve İsveç Parlamentosu’nda kabul edilen Ermeni tasarılarına verdiği tepkiler arasında gündemi en çok meşgul eden neWashington Büyükelçisi Namık Tan’ın, ne de Stockholm Büyükelçimiz Zergun Korutürk’ün geri çekilmesi oldu. Başbakan Erdoğan’ın BBC televizyonuna verdiği demeçte gündeme getirdiği “Türkiye’de bulunan 100 bin kaçak Ermeni” hem içeride hem de dışarıda tartışmaların odağındaydı."
|
Gönderen: Yonetici Tarih: 23.04.2010 Saat: 00:30 (69 okuma)
(Devamı... | 3857 byte kaldı | Puan: 0)
|
|
Ziyaretçi bildirdi: "“Soykırım”ın sözlük anlamını; dünya devletlerinin maşası olmuş Ermeni diasporasına ve ülkemizdeki bir takım şuur problemi olan aydıncıklara anlatmaktan ne sıkıldık ne de gocunuyoruz.
Bütün devletler, halklar, yeryüzünde bu konuda kafasında soru işareti olan tek bir kişi dahi kalmayana kadar da tekrar etmekten yakınmayacağız."
|
Gönderen: Yonetici Tarih: 10.04.2010 Saat: 16:48 (66 okuma)
(Devamı... | 4342 byte kaldı | Puan: 0)
|
|
|
Dinleyenler Dinletenler Dinlenenler
|
|
Volkan Kıylıoğlu bildirdi: "Gazetelerde, televizyonlarda sıkça karşılaşıyoruz dinleme olaylarıyla. Halkını dinlemeyi dahi beceremeyenler gidip birbirinin telefonunu dinliyormuş…
Bunu birkaç eleştiri ile özetlemek kafi gelecektir herhalde…
Adalet ve Kalkınma Partisi
İktidar partisinin dinleyen, dinlenen, dinleten olarak anılması çok garip değil midir?!
Bu iktidar partisinin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan beyefendi halkından bir kişinin yakarışına ağza dahi alınmayacak bir uslupla karşılık verip onu dinlememezlikten gelmemiş midir?
Sıcak para akışının ülkemizdeki tüm sektörlerde problem olmasına rağmen, esnafın, tüccarın yakarışını dinlemeyip, “Avrupa’da yılın bakanı oldum” diye övünen eski maliye bakanı Kemal Unakıtan değil midir?
Eski Meclis Başkanı Bülent Arınç beyefendi, “hocaefendisini” dinleyip, halkın yakarışlarını göz ardı ederek, vuslata kavuşmaktan bahsedenlerden değil midir?
Dinlendiği için mağdur görüntüsü çizen Cumhuriyet Halk Partisi..."
|
Gönderen: Yonetici Tarih: 09.04.2010 Saat: 23:38 (62 okuma)
(Devamı... | 3322 byte kaldı | Puan: 0)
|
|
|  |
|
Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi üstünlüklere sahip olacaksınız.
|
|
|